gototop

Üç Şerefeli Camii

PDFYazdıre-Posta

Üç Şerefeli Cami, Osmanlı Sanatında Erken Dönem ile Klasik Dönem arasında yer alır. Sultan II. Murat tarafından 1438 yılında yaptırılan cami 1447 tarihinde bitirilmiştir.

Osmanlı Mimarisinde yeni bir çığır açan bu cami kimi özellikleriyle, dünya mimarisinde ilklerin de sahibi durumundadır. Örneğin; Üç Şerefeli, Selçuklu Mimarisindeki çok kubbeli dönemden tek Kubbeli döneme geçişin ilk denemelerindendir. 24,10 metre çapındaki büyük merkezi kubbe, ikisi paye, dördü duvar payesi olmak üzere 6 dayanağa oturur. Yanlarda daha küçük ikişer kubbe ile örtülü kare bölümler vardır. Yapı bu yanlardaki kubbeler ile yine bir yenilik olarak, enine dikdörtgen planlıdır. Ayrıca Eski Camii Osmanlı Mimari Tarihinin ilk büyük revaklı avlusuna sahiptir. Bu avlu, Osmanlı Mimarisi'nin bu konudaki ilk denemesidir. Avlunun dört köşelerine minareler yerleştirilmiştir. Üç Şerefeli Cami, bu özellikleriyle sonraki Klasik dönem üslubu camilere öncü olan anıtsal bir yapıdır.

İstanbul'daki birçok ünlü caminin kubbesinden daha büyük olan Üç Şerefeli'nin ana kubbesi (24,10 metre) kendi çapından daha büyük bir dikdörtgen alanı örter. Camiin bu geometrik tasarımı Mimar Sinan'ın bir çok altıgen çardaklı yapısı için prototip oluşturmuştur. Bu planı Mimar Sinan İstanbul camilerinde daha gelişmiş biçimiyle uygulamıştır. Üç Şerefeli Cami'nden esinlenerek, altıgen çardak üzerine inşa edilen camiler, dünya mekân mimarisinde özgün bir konuma sahip yapılardır.

Mihrabın iki yanında, caminin denge durumunu kontrol için iki silindir bulunur. Bunlar ayar terazileridir ve dönüyor oluşları caminin dengede olduğunun göstergesidir.

Basamaklı üç kapıdan girilen avlunun sütunları, serpantinli breş, granit ve mermerdendir. Avlu pencerelerinden ikisinin alınlıkları çini süslemedir. Lacivert ve ak renkli çiniler, bitkisel kıvrık dal bordürü ile çevrilidir. Burada Sultan II. Murat'ın adı geçmektedir. Revak kubbelerindeki özgün kalem işleri, Osmanlı Camileri'ndeki en eski örneklerdir.

Camiye adını veren üç şerefeli minare, Selimiye yapılana kadar minarelerin en büyüğü kabul edilirdi. Anıtsal minare, 67.62 metre (Külahıyla birlikte 76 metre) olup, merdivenindeki toplam basamak sayısı 203'tür. Şerefelerine üç ayrı yoldan çıkılır. Bu tarzıyla da bir ilktir ve birinci merdiven bir ile üçüncü şerefeye, ikinci merdiven ikinci ile üçüncüsüne, üçüncü merdiven ise; doğrudan üçüncü şerefeye götürür. Bu merdiven tasarımı da Mimar Sinan’a ilham kaynağı olmuş ve Selimiye Camii’nin son cemaat yerini köşelerinden yükselen minarelerde bu tasarımı uygulamıştır.