gototop

Strüktür

PDFYazdıre-Posta

Cami, ana kitlesi beş seviyede yer alan bir strüktürler-konstrüksiyonlar bütünlüğü ile destek sistemlerinden oluşmaktadır. Bunlar sırasıyla, kubbe seviyesi, tromplar veya sekiz köşeli kaide seviyesi, mihrap yarım kubbesi ve cami kare plan seviyesi, cami dikdörtgen planı, kadınlar mahfeli ve hünkâr mahfeli, enlemesine genişlemiş dikdörtgen plan seviyesi ve zemin kat dikdörtgen plan seviyesidir.[1]

foto 5                        foto 6

Tüm strüktür öğeleri (ayak, duvar, payanda, destek, kubbe, yarım kubbe), mekansal birimler (strüktür öğeleriyle sınırlandırılmış boşluklar), ve aydınlatma strüktür-bezeme organik ilişkiler sistemi içinde orta hacme göre biçimlenmiştir Orta hacmin örtüsü olan kubbe yapıyı içte ve dışta tanımlayan tek öğedir. Dört köşeye yerleştirilmiş minareler ise statik ve estetik dengeyi güçlendiren bir işlevlilikle yüklüdürler.

plan 3                     plan 4              

Kubbe çember bir kasnak ve sekiz askı kemeriyle sekiz ayağa oturur. Merkezi hacmin sekizgen planını kareye dönüştüren yan hacimler merkezi mekânın geometrisini bozmayacak biçimde çözümlenmiştir.[2]

Mimar Sinan Selimiye Camiinde 45.00 x 36.00 m. boyutlarında bir ibadet alanını bir bütün olarak 31.50 m. çapında bir kubbe altında toplamıştır. Kubbe, sekiz kemerle çok başarılı bir biçimde sekiz fil ayağına nakledilmektedir; ayak sayısının çokluğuyla en küçük kemer açıklığı sağlanarak belirgin bir statik üstünlük sağlanmaktadır.[3] Caminin bütün duvarları yıkılsa dahi, kubbe yükü kendini taşıyan sekiz fil ayağıyla taşıdığı için kubbe hiç yıkılmadan bir baldaken şeklinde ayakta kalabilecek şekilde inşa edilmiştir.[4] Kubbenin yükü, kemer ve taşıyıcı sistemle zemine iletilmektedir.

Kubbeyi taşıyan sekiz fil ayağından güneyde bulunan iki tanesi mihrabın bulunduğu kıble duvarına kenetlenmiştir. Diğer altı ayak doğu, batı ve kuzey yönlerinde orta alanı kuşatan galerinin önünde bağımsız olarak yer almakta, gövdeleri kemerlerle camiinin beden duvarlarına bağlanmaktadır. Bu sekiz ayakla taşınan ve bütünleşen destekleme sistemlerinin meydana getirdiği sekiz köşeli tamburun dört köşesindeki dört adet tromp, hem kubbeyi taşıyan sekiz köşeli kubbe kaidesini oluşturur , hem de sekiz köşeli kubbe kasnağını taşıyan kare planın ortaya çıkmasını sağlar. Bu kare plandan dikdörtgen plana, caminin sağ ve sol tarafında yer alan kadınlar mahfeliyle geçilmektedir.[5]

foto 7

Taşıyıcı ayaklar inceldiği için, yükleri ileten öğelerin küçülmesiyle de kubbe, yapıdaki en önemli mekân belirleyici öğe durumuna gelmektedir. Sinan Selimiye Camii’de 31 metreyi geçen çapıyla en büyük kubbesini gerçekleştirmiştir. Böylece Mimar Sinan, cami mekanını ayaklarla bölünmüş parçalı bir mekandan ayaklardan arınmış engelsiz ve serbest bir mekana vardırmıştır. Bu amaçla kubbe çembersel bir kasnağa ve sekiz askı kemeriyle sekizgenin köşelerinde yer alan sekiz ayağa oturmakta ve oturduğu hacmin merkezini güçlü bir anlatımla tanımlamaktadır. Kubbe yüklerinin dağılımı sekiz noktada toplanınca, geçiş öğeleri küresel bingiler küçülmüş, ancak bu bölgeler yalın bırakılmayıp görsel olarak mukarnas öğeleriyle değerlendirilmiştir. Merkezi hacmin sekizgen planını kareye dönüştüren yan hacimler merkezi mekânın geometrisini bozmayacak biçimde çözümlenmiştir.[6]

foto 8

Dış kütlede altyapı, içte olduğu gibi, örtü sistemine göre kontroforlar ve kemerlerle mafsallandırılmıştır. Kubbe kasnağına ve cami alanının dört köşesine yerleştirilmiş sekiz ağırlık kulesi ve dört minare dış kütlenin statik ve estetik dengesini güçlendirirler ve merkezi mekan tasarımını arkitektonik bir dış görünümle dışta tamamlamaktadır.[7]

foto 9

Strüktürde yük dağılımı tek taşıyıcılarla karşılandığı için duvarın taşıyıcılık görevi azalmış ve duvar yüzeyinde açıklıkların çoğalmasına olanak sağlanmıştır. Strüktür öğeleriyle ilişkili olarak belirli bir düzenleme içinde dizilen çok sayıda, değişik boyut ve biçimde pencerelerle iç mekan duvarlardan da aydınlatılmıştır. Zemine değin inen pencere dizileri iç mekanla dış mekan arasında doğal ilişkiyi kurar ve pencerelerle çerçevelenen doğa görüntüleri iç mekana derinlik kazandırır.[8]

foto 10

Cami mekânının enine genişleyen dikdörtgen zemin üzerinden saflar halinde yerleşerek ibadet eden insanların oluşturduğu düzlemi caminin büyük ve tek kubbenin boşluğu örtmektedir.

foto 11


[1] Turgut Cansever, , Mimar Sinan, Albaraka Türk, İstanbul, Kasım 2005, s. 288.

[2] Ayla Ödekan, “Mimarlık ve Sanat Tarihi”, Türkiye Tarihi, Cilt 2, Cem Yayınevi, İstanbul, 2002,s. 313, 315.

[3] Neslihan Sönmez-Zeki Sönmez, Tarihi Belgeler Işığında Edirne Selimiye Camisi, Uluslararası Mimar Sinan Sempozyumu Bildirileri, (Ankara, 24-27 Ekim 1988), Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı, Ankara, 1996. 79.

[4] Neslihan Sönmez-Zeki Sönmez, a.g.e., s. 79.

[5]Turgut Cansever, a.g.e., s. 288, 289.

[6] Ayla Ödekan, a.g.e., s. 316

[7] Aynı yer.

[8] Ayla Ödekan, a.g.e., s. 316, 317.